Micro-Venues

Ofis veya kampüslerdeki bizler, hayatlarımızın büyük bir bölümünü bu kamusal çatıların altında geçiriyoruz. Öyleyse bizim varlığımızla anlam kazanan, emek ve zaman harcadığımız bu ortamlarda ne kadar aktif katılımcılarız? Micro Venues bu soru üzerinden yola çıkar ve kamusal alan kullanıcılarının mekanla arasındaki aktif-pasif etkileşimlerini sorgular. Bu alanları, kullanıcısının özgün yaratım süreci ile demokratize ederken aynı zamanda mekan içerisinde çeşitli sosyal yansımalar yaratmayı hedefler. Micro Venues modülleri, yaratıcı mesleklerin icra edildiği veya öğretildiği alanlarda kullanıcısını, ürünün yaşam döngüsünün başı olan üretimden başlayarak dahil eder. Modüller 3D baskı, ahşap, metal, kumaş ve yarı mamül ürünlerden oluşur. Kullanıcı bu modüller arasında çok yönlü ilişkiler tanımlar, modülleri dener, yanılır, birleştirir. Sürecin sonunda kullanım hedefine uygun özgün bir platform yaratır. Yaşattığı bu yaratıcı deneyim ile tasarımcının üstten bakan tavrını ve konvansiyonel arketipleri eleştirir. Mekanı kişiselleştirmek, bir araya gelmek, paylaşmak, dinlemek, izlemek, göstermek ve konuşmak gibi fonksiyonları hedefleyen boş bir grid çizer.

We, the people in these offices and campuses, spend a considerable amount of time under these public roofs. If so, how active are we as participants in the environments we spend so much time and labor? Micro-venues embarks on this idea and questions the active-passive relationship between the public interior environment residents and the environment itself. It aims to both democratize the space with the creative participant process of the user and create various social reflections. Micro-venue modules incorporate the user into the lifecycle of the product, starting at the beginning with the production of the modules, in spaces where creative professions are performed. The modules consist of 3d prints, wood, metal, fabric, and semi-manufactured material. The user defines versatile relationships and combines these parts with trial and error. With the creative experience that it makes you go through, it also criticizes the contemptuous attitude of the designer and the conventional archetypes. It creates an empty grid too, builds upon; personalize, share, express, rest, exhibit, speak, and so forth.

Product Visuals

Yusuf Utku Dedetaş

Contact Info

  • DateJune 12, 2020
  • Category2020